Aile İçi Eğitimde Çocukla Nitelikli Beraberlik

2009-03-05 21:50:00


Araştırmalar suç işleyen ya da suça meyilli çocukların büyük bir kısmının anne sevgisi ve ilgisinden mahrum büyüdüklerini ortaya koymaktadır

Anne ve babanın aile içi eğitimde çocuğa zaman ayırması kadar birlikte geçirilen zamanın kalitesi yani içeriği de önemlidir. Kaliteli zaman geçirmek, "nitelikli ve sürekli beraberlik" kurmak aile içi eğitimde vazgeçilmezdir. Bunun birlikte geçirilen sürede ebeveyn ve çocuk arasında gerçek bir ilişki olması demektir. Bütün ilişkiler için önemli olan kaliteli birliktelik, çocuğa pek fazla zaman ayıra-mayan çalışan anne ve babanın onunla ilişkisinde daha çok önemli hale gelmektedir.
Eğer anne çalışıyorsa ve çocukla bir saat gibi kısıtlı bir süreyi geçirecekse, o vakti doya doya yaşamayı, çocuğun anlatacağı şeyleri dikkatle dinlemeyi, onun duygularını paylaşabilmeyi, onunla göz teması kurmayı, sevgisini ona hissettirmeyi başarmalıdır. Birlikte geçirilen zamanda çocuğun sevdiği bir faaliyette bulunmak da (örneğin birlikte resim yapmak) aile içi eğitimde önemli olduğu gibi kendisine değer verildiğini de hissettirecektir.
Aile içi eğitimde birlikteliğin kaliteli olması da elbette tek başına yeterli değildir. Anne çocuğuna çok uzun bir süre ayıramayacak kadar yoğun olabilir, önemli olan kısa da olsa birlikte geçirilen bu süreyi sürekli kılmaktır. Çocukla göz teması kurarak, karşılıklı paylaşım içinde olarak, kaygılarını gidererek, onu rahatlatarak geçirilen zaman ne kadar kısa olsa da çocuk açısından çok önemlidir, ona verilecek en büyük hediyelerden biridir. Her gün kısa da olsa bir zaman dilimini nitelikli ve sürekli bir ilişki içinde geçiren çocuk, annesinin çalışmasından dolayı sağlıklı gelişimini engelleyecek sevgi, şefkat, ilgi vs. eksikliğini tolere edebilir.
Bazı çalışan anneler kariyeri için adeta çocuğunu feda etmektedir. Nitelikli beraberliği bir kenara bırakın, aile içi eğitim açısından bakıldığında çocuğuna ayıracak zamanları yoktur. Hatta çocuğu kariyeri için bir engel olarak görürler. Oysa anne kariyeri için çocuğunu feda edip etmediğini iyi düşünmeli, kendine "işim, çocuğum, evim için ne kadar zaman ayırmalıyım, bunlar benim için ne anlam ifade ediyor? Çocuğumun psikolojisi benden ayrı kaldığı zamanlarda nasıl etkileniyor?" diye sormalıdır. Anne çocuğunu bıraktığı bakıcı, kreş ya da anaokulunun ne kadar kaliteli olursa olsun hiçbir zaman kendisinin yerini tutmayacağını bilmelidir.
Çalışmayan anneler için de çocukla nitelikli zaman geçirmek önemlidir. Çünkü annenin çocukla sürekli birlikte olması aile içi eğitim açısından bakıldığında onunla kaliteli zaman geçirdiğini göstermez. Bu yüzden anne çocuğu ile nasıl zaman geçirdiğini yukarıda bahsettiğimiz kaliteli birlikteli çerçevesinde sorgulamalıdır.

Çocukla kaliteli zaman geçirmek elbette sadece annenin sorumluluğunda değildir. Anne çalışsın ya da çalışmasın babanın da çocukla kaliteli birlikteliği onun gelişimi açısından önemlidir. Baba da aile içi eğitimde aktif olarak yer almalıdır Eğer eşi çalışmıyorsa, baba evin geçimini sağlamakla yükümlü olduğu için çocukla ilgilenmek annenin görevi gibi algılamamaiıdır. Çocuk anneye olduğu kadar babaya da ihtiyaç duyar Bu nedenle yukarıda bahsettiğimiz nitelikli beraberlikle ilgili tavsiyeler baba için de geçerlidir. Ayrıca şu birkaç hususun babaların dikkatini çekmek için burada zikretmekte fayda var:
- Çocuğun ilk aylarında anne onun bakımıyla ilgilenip sevgi verirken, babanın onu kucağına alıp oynamasının bağımsızlık duygusu oluşturduğu bilinmektedir.
- Çocuk oyun oynamaya başladığında bunun için genelde babaya ihtiyaç duyar.
- Klinik gözlemlerime göre, babanın yeterince zaman ayırmadığı çocuklar genelde sinirli ve gergin olmaktadır Bu durum ergenlik döneminde çocuğun baba otoritesine başkaldırmasına neden olabilmektedir.
- Babanın çocuğu ile vakit geçirip normalde annenin yaptığı bakımların bazılarını yapması (yemek yedirmek gibi) ona güven ve bağlılık duygusu kazandırır.
Nasıl iletişim kurmalı?
Çocukla kaliteli zaman geçirmek üstelik bunu, onun duygusal ve zihinsel gelişimine katkıda bulunacak aile içi eğitime destek verecek şekilde yapmak birçok anne baba için zordur. Bu zorluğu anne babalar "Onunla oynamak istiyorum ama söz dinlemiyor, sürekli yaramazlık yapıyor", "konuştuğu şeyleri anlamıyor", "onunla oynarken sıkılıyorum" gibi sözlerle özetlerler. Oysa nitelikli beraberlik için anne babanın, önce kendilerini yukarıda bahsettiğimiz çerçevede sorgulayıp sonra da çocukla nasıl iletişim kurulacağını öğrenmeleri gerekir Aile içi eğitim açısından yararlı olacak birkaç temel tavsiyeyi sıralamakta fayda var:
- Anne baba öncelikle çocukla zaman geçirmeyi 'diğer işlerimle birlikte yaparım' şeklinde düşünmeden günlük ya da haftalık programlarının bir parçası olarak görmelidir. Örneğin baba nasıl ki işe gidip para kazanmayı ailenin devamı için önemli görüyorsa, çocuğuna ayıracağı zamanı da böyle değerlenmelidir
- Çocukla birlikte yapılacak herhangi bir program çok önemli olmadıkça iptal edilmemeli, iptal edilse bile en kısa zamanda telafi edilmelidir
- Çocuğu oyun oynamaya ya da herhangi bir faaliyette bulunmaya ikna edemiyorsanız ona ihtiyacınız olduğunu hissettirin. Mesela bir bilgisayar oyununun ya da yap-bozun nasıl oynanacağı konusunda ondan yardım isteyin.
- Becerilerini göstermesine fırsat verin. Belirli şeyleri nasıl yaptığını anlatmasını isteyin.
- Birlikte geçirdiğiniz zamanlarda çocuğun yapmaktan hoşlandığı şeylere izin verin.
- Çocuğa yaşına göre sürprizler yapın. Örneğin baba işten eve her zamankinden daha erken dönüp, çocuğu yemek yemeye götürebilir. Ya da anne rutin işlerini bırakıp, onunla sinemaya gidebilir. Ancak sürprizleri çocuğu her zaman beklenti içine sokacak kadar sık yapmamak gerekir.
Araştırmalar suç işleyen ya da suça meyilli çocukların büyük bir kısmının anne sevgisi ve ilgisinden mahrum büyüdüklerini ortaya koymaktadır. Ayrıca okul öncesi dönemde anne ve babadan uzak kalan ya da yeterince sevgi, ilgi görmeyen çocukların depresyona girdiği bilinmektedir. Ebeveynden uzak kalma çocuk okul çağına gelinceye kadar devam ederse bu çocukta derin ruhsal yaraların açılma ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Bu da ileriki yaşlarda çocuğun kendine güvenmeyen, asi, asosyal, suça meyilli olma ihtimalini kuvvetlendirecektir Bu nedenle tüm ebeveynler aile içi eğitim konusunda yeniden düşünmeli, eksiklerini tespit ederek bunların giderilmesi hususunda sorumluluklarının gereğini yapmalıdırlar. Aile içi eğitim konusunda anne babaları tekrar düşünmeye davet ediyorum.

KAYNAK:
Müsiad, Genç Müsiad, AKADEMİ Dergisi Sayı: 4 Yıl: 2007

 

205
0
0
Yorum Yaz